Yeni Eklenen Şiirler
Bir 21. Asır Destanı
Ayasofya seksen sene yaş döktü uğrunda millet
Artık mermer kuşaklarda laleler açsın ey mabet.
Sen ki bir Cami-i kebir, sen ki behiştten bir bahçe
Şerefende şol ezanlar yankılansın ilelebet.
Dön bak küffar zincirleri tarumar oldu gün be gün.
Serdengeçenler yolunda daim isterdi müebbet.
Sinemizden akan kanla temizledik yollarını.
Şükür olsun binler kere bitiyor asırlık hasret.
Fatih Sultan Mehmed Han'ın kılıç hakkı olan hane
Yüzün gülsün ki çehrenden kalktı tarihe hakaret.
Karıncadan âdeme dek dillerde dua olmuştun
Hakkını teslim edenler hesap günü bulsun rahmet.
Mihman olsun saflarına Gökkubenin melekleri.
Umurlur ki bir kez daha yaşanmaz böyle cehalet
Arşa değen bulutlardan yücedir taştan mihrabın.
Yüce Mevlam muhibbanın olanlara versin kuvvet
Ey can mabet senin için cananlardan geçtik ama.
Âlemlere rahmet olur sade kubbendeki heybet.
Artık kursağında kalır hevesleri zalimlerin.
Dilerim Hak'tan gözlere sinmesin bir daha kasvet.
Ayasofya bekle bizi, gün gelir de özün gibi
Karındaşın Aksa'da da zafer bizim olur elbet.
Ey mah-ı nur aç kapını binler düşsün secdelere.
Sen millete emanetsin, milletim sana emanet! "
- Baranî | #MBA
Muhammet Baran ASLAN
Muhammet Baran ASLAN Şiirleri
ÖZLEMİN ELLERİMDE YOLCU
İçim gökyüzü, ruhum ağaçlar,
Bedenim istila, ellerinde kemanlar,
Ellerim ağustos, ellerim hasret,
Yolun/ begonvil çiçekleri karşılar..
Gözlerin uzakta bir yıldız,
Dokunamasamda tutulur seyre dalarım,
Arar yolunu bulur, büyülenir gözlerim,
Mavi ufuklarda sonsuzluğum..
Zaman sessizce gitsede,
Sen hiç gitmedin benden,
Umut hep sana açılan pencere,
Işıyan o gözlerin, girsin içeri..
Uzayıp giden bir yol /ardınca,
Gözlerin mühürlü, duduklar iptila, ellerinde biz,
Sözler yankılanır o sonsuza uzanan.
Aşk ellerimde sonsuz bir iz...
Serkan sebepsizceaşk
Serkan SEBEPSİZCEAŞK
Serkan SEBEPSİZCEAŞK Şiirleri
Son Sözü Hep Ben Söylerim!
Bizim evde kural budur:
“Son sözü hep ben söylerim!”
Hiç dinlemem gönül hatır!
Son sözü hep ben söylerim!
Evde benim "Büyük Reis!"
Yoktur bunda hiçbir beis!
Dert keder yok, hayatım mis!
Son sözü hep ben söylerim!
Süpürüp köşe bucağı,
Yıkarım kabı kaçağı!
Temizlerim pis ocağı!
Son sözü hep ben söylerim!
Sürekli alttan alırım!
Kal denilince kalırım!
“Sen iste, kölen olurum!”
Son sözü hep ben söylerim!
“Doğrusunu sen bilirsin!”
“Yüzünde güller belirsin!”
“Arzu edersen gelirsin!”
Son sözü hep ben söylerim!
“Nasıl istersen hayatım!”
“Ayakkabını boyadım!”
“Sensin benim tek muradım!”
Son sözü hep ben söylerim!
“Zahmet etme aşkım benim!”
“Can kafesim, meşkim benim!
“Aşiyanım, köşküm benim!”
Son sözü hep ben söylerim!
Her gün camları silerim!
O kızar, özür dilerim!
Kaşımı çatmam, gülerim!
Son sözü hep ben söylerim!
Son lâfım: "Aman efendim!"
"Dert etme, canım efendim!"
"Tabiki, hemen efendim!"
Son sözü hep ben söylerim!
24 Temmuz 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç
M. Nihat Malkoç Şiirleri
Kim Bilir
Kristal bir avize zaman,
Gökkuşağının renkleri kırılıyor içinde.
Yedi iklim, dört mevsimin kuytusunda
Çınlıyor kulağımda hatıralar.
Bir çocuk sesi boğazımda düğümleniyor.
Arşa haykırasım geliyor zaman zaman.
Kimi yabancı kimi dost gözler
Bakıyor maziden.
Titretiyor kalbimi en derin yerinden.
Yalnız bırakmıyor zihnimin çığlıkları,
Elimden tutuyor sabah ve akşamları.
Suyu cılız bir şadırvan hala akıyor
Çocukluğumun bahçesinden.
Kulağım kapıdaki ayak sesinde.
Kim gelir de, bilir halimi diye?
Gözyaşımı siliyorum umarsız.
Şimdi gülüşüm coşkun, ümidim hesapsız.
Nesrin Özdemir
Nesrin Özdemir
Nesrin Özdemir Şiirleri
Zamanın Aynası
İlk insan Hazreti Âdem'den beri,
Kâbil isen sonun hazin oluyor.
Kaldı ki unutsan geldiğin yeri,
Hâbil'le anılan mazin oluyor.
Mescid kuşluğunun miâdı dolup,
Zekâtsız helâkla rûh nûru solup,
Sâlebe'leşirsen îmansız olup,
Sürüyle koyunun, kuzun oluyor.
Yapışıp yaptığı tebliği yaysan,
Dokuz yüz elli yıl nebîdir saysan,
Tûfan öncesinde Nûh'tan yanaysan,
Gemiye binecek yüzün oluyor.
Keldânî kavminin Nemrûd'u putsa,
Bir sineklik canıyla bin kin tutsa,
İbrahim'in tevekkülü mevcutsa,
Ateşi söndüren özün oluyor.
Halâssın; kıssadan hisseyi alsan,
Sabrın kapısını Eyyûb'çe çalsan,
Balığın karnında bîçare kalsan...
Yûnus'un duâsı kozun oluyor.
Gördü aşikâre Firavun gizi,
Mûsâ yarar yarmaz Kızıldeniz'i...
Tebessümlü, ziyâlıyken benizi,
Mü'mînin kalbinde hüzün oluyor.
Yûsuf gibi köle diye satılsan,
Pazarlardan saraylara katılsan,
Kuyuya da zindana da atılsan;
Sultânlar misâli sözün oluyor.
Mazlûm aleyhine tavır takınsan,
Suspus dilsiz şeytanlığı sakınsan,
Dopdolu zulmüne bomboş bakınsan,
Zâlim çorbasında tuzun oluyor.
Şerif der ki: "Mabet nerdeyse nerde,
Kentte, köyde, kasabada, her yerde..."
Fakirin kısayken minarelerde,
Zenginin selâsı uzun oluyor.
23 Temmuz 2026
İzmir
Şerif Mengütemür
Şerif Mengütemür Şiirleri
Nasıl Geçti Habersiz O Güzellim Yıllarım
Bazen öyle bir susarsın ki...
Sessizliğin, kelimelerden daha çok şey anlatır. Yüreğin konuşur yalnızca
Gözlerin ise usulca geçmişe göç eder.
Bir ömür gelir oturur yanı başına.
Çocukluğun... Gençliğin... Sevdiklerin...
Ve bir kelebek gibi konar yüreğine;
Dokunmaya kıyamaz,
Uçup gitmelerinden korkarsın.
Derin bir nefes alırsın...
Yılların yükünü taşıyan bir "ah" dökülür dudaklarından.
Birer birer canlanır hatıralar;
Kimi bir tebessümde, Kimi bir vedada, Kimi hiç Dinmeyen bir özlemin koynunda...
Gülüşlerin kalmıştır amanın tozlu raflarında. Ellerini uzatırsın...
Ne çocukluğuna yetişebilirsin, Ne de gidenlere...
Çünkü hepsi, Bir düş gibi dağılmıştır ömrünün yollarına.
Ve sonra...
Bulut iner gözlerine. Sessizce süzülür yaşlar kirpiklerinden, Yanaklarına düşen her damla, Buram buram hasret kokar.
İçinden kopup gelen derin bir iç çekişle,
Uzaklardan bir şarkı ilişir kulaklarına:
"Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım..."
İşte o an anlarsın...
İnsan en çok, Geri getiremeyeceği zamanlara ağlarmış.
Giden yıllara... Eksilen sevdalara... Yarım kalan hayallere...
Ve yine susarsın...
Çünkü bazı acıları Ne kelimeler anlatabilir, Ne de gözyaşları... Onları yalnızca Yürek taşır, Ömür boyunca...
İsimsiz Şair
İsimsiz Şair Şiirleri
İnsan Azgını
Davar desen, değil davar!
Kimdir bu insan azgını?
Duygusuz, taştan bir duvar!
Kimdir bu insan azgını?
Gittin yanlış kapı çaldın!
Bunu koca diye aldın!
Çok mu arayıp da buldun?
Kimdir bu insan azgını?
Pantol düşük, kemeri yok!
Eşek desen, semeri yok!
Cemiyette bir yeri yok!
Kimdir bu insan azgını?
Nerden buldun bu eziğı?
Bu bir evlilik kazığı!
Çıkar da at o yüzüğü!
Kimdir bu insan azgını?
Beli kamburdur, düz değil!
Meclise çıkar yüz değil!
Sözleri kibar söz değil!
Kimdir bu insan azgını?
Ne endamı ne boyu var!
Ne yemeği ne suyu var!
Ne de güzel bir huyu var!
Kimdir bu insan azgını?
Kara çalınmış yüzüne!
Perdeler inmiş gözüne!
Nasıl inandın sözüne?
Kimdir bu insan azgını!
İpini çöz, sal bayıra!
Karnını ordan doyura!
Yaradan seni kayıra!
Kimdir bu insan azgını?
Peşine takıp gezersin,
Gezdikçe beni üzersin!
Yakın zamanda bezersin!
Kimdir bu insan azgını?
21 Temmuz 2026/Trabzon
M. NİHAT MALKOÇ
M. Nihat Malkoç
M. Nihat Malkoç Şiirleri
Sürgün Gider
Yaprak dalda dal yaprakta,
Sürgün gelir, sürgün gider.
Ağaç büyür hep toprakta,
Sürgün gelir, sürgün gider.
Türkelinden esen yeller
Türkü söyler tatlı diller
Horasan'da açan güller,
Sürgün gelir, sürgün gider.
Alperenler baş tacıyam
Ne tatlıyam ne acıyam
Ben Mevlaya Duacıyam,
Sürgün gelir, sürgün gider.
Erir derler dağlar karı
Yaprak yeşil ayva sarı
Boşa attık bütün zarı,
Sürgün gelir, sürgün gider.
DOĞANAY'ım sevda yeli
Yağmur yağar akar seli
Herkes bilir Yunus Veli,
Sürgün gelir, sürgün gider.
Kemal DOĞANAY
Kemal DOĞANAY
Kemal DOĞANAY Şiirleri
Çok Okunan Şiirler
Memet
Karşı yaka memleket,
sesleniyorum Varna'dan,
işitiyor musun?
Memet! Memet!
Karadeniz akıyor durmadan,
deli hasret, deli hasret,
oğlum, sana sesleniyorum,
işitiyor musun?
Memet! Memet!
Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN
Nazım Hikmet RAN Şiirleri
Bu Sevdaya Ne Diyorsun?
ASLINDA BUNU BİLİYORSUN,
VE SEN,
HALA”SEN NERELİSİN”?
“D İ Y O R S U N”
İ S K E N D E R U N,
G Ü N E Y D E N’I M,
B E N
P E K İ,
SEN” A Y’I TANIYOR,
MUSUN?
ONU NASIL SEVERİM
BİR BİLSEN,
YOKSA ONU TANIYOR MUYDUN,
S E N?
BEN SON ZAMANLARDA,
KENDİMİ ÖYLE YIKMIŞIM Kİ,
ÖYLE MAHZUN,ÖYLE,
ÇERESİZ, VE ÖYLE GARİBİM Ki,
ARTIK TESELLİ ARAR OLDUM,
Ş İ İ R L E R D E.
BEYHUDE,
UĞRAŞIP DURUYORUM,
BİTİP TÜKENMEYEN,
İŞ İLE,
BİR YANDAN SENSİZLİĞİ,
DİĞER YANDAN HASRETİNİ,
KAZIYORUM
TIRNAK İLE, DIŞ İLE,
ŞİİRLERİMDE SENİ İŞLİYORUM,
TIĞ İLE,NAKIŞ İLE,
GECELER GEÇMESİNE GEÇİYOR
DA ,
HAYAL İLE DÜŞ İLE.
ŞİMDİ SÖYLE ,
SENDEN”VAZGEÇİLİRMİ”
AY PARÇASI,
SEN,
YAŞANTIMIN, ÖMRÜM’ÜN,
T A N R I C A S I
GÖNLÜMDE,
AÇAN GÜLLERİN
EN G O N C A S I.
BEN SANA?
YÜREKTEN BAĞLIYIM.
B U N U,
S E N D E B İ L İ Y O R S U N!
B E N S A N A,
S E V D A L I Y I M,
İ Ş İ T İ Y O R M U S U N?
SÖZ SIRASI SENDE
AYNI GÖRÜŞTEMİSİN,
ŞİMDİ İTİRAF ET,
“K E M A L İ Y E L İ M”,
Ş İ M D İ S E N!
B U S E V D A Y A!
N E D İ Y O R S U N?…!
Ali GARBİOĞLU.
Ali GARBİOĞLU
Ali GARBİOĞLU Şiirleri
İkilem
Sevgi ise, sevişeceğiz seninle ..
Kavga ise, dövüşeceğiz seninle ..
Ölümü de paylaştığımız yaşamda
Ortaklaşa bölüşeceğiz seninle
Özdemir ASAF
Özdemir ASAF
Özdemir ASAF Şiirleri
Düşten Güzel
İlktir baharın gönlümce geldiği
İlktir hem sarhoş hem ayık olduğum
Bir gerçek içindeyim düşten güzel
Sevdiğim gülüyor yanı başımda
Aşkından talihimin düzeldiği
Sen gökte ararken yerde bulduğum
Bir sende gördüm ince ruh ince bel
Sende murada erdim kırk yaşımda
Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI
Cahit Sıtkı TARANCI Şiirleri
Ahu Gözlüm
Yakılacak yara bu
Yandırır diye içtim.
Dudakların şarabı
Andırır diye içtim.
Kahroldum gidişine
İçtim peşi peşine
Gönlüm senin işine
Son verir diye içtim.
Vurduğun günden beri
Sormadın derbederi
Ateş ettiğin yeri
Söndürür diye içtim.
Ne hal bildin ne hatır
Yazmadın tek bir satır
Senin gibi aldatır
Kandırır diye içtim.
Yokluğun hışım gibi
Bastırdı kışım gibi
Seni de başım gibi
Döndürür diye içtim.
Safi'ye sor sancımı
O bilir ilacımı
İflağ olmaz acımı
Dindirir diye içtim.
Cemal SAFİ
Cemal SAFİ
Cemal SAFİ Şiirleri
Bir Dünya Düşünürüm
Bir dünya düşünürüm
İlk günden beri;
Açılmış da masallar gülü
Hırsın, kinin kapısı kapanmış,
Yüzlerdeki gülümseme çocuksu,
Gözlerde sevginin ışığı yanmış...
Bir dünya düşünürüm,
Ülküsü kardeşlik.
Yaşlılar korkusuz, çocuklar mutlu
Ve yaşatan sevinçler için yarışta gençlik...
O güzelim dünya ki yüzyıllardır
Bütün altın kalplerce arzulanmış...
Bir dünya düşünürüm;
Sarısında, siyahında, beyazında
Yürekler hep aynı anlayışla çarpar,
Aynı rüzgârla okşanır özgürlük çiçeği bayraklar...
Ararız bir olimpiyat şenliği yer yüzünde,
Düşlerimiz mavi "Arkadia" sabahlarına uzanmış...
Bir dünya düşünürüm:
Öylesine günlük güneşlik,
Orda her şey iyilik, güzellik, dostluk üstüne
Bir dünya düşünürüm bir dünya
Aklın aydınlığında
Duygunun selinde yıkanmış.
Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR
Coşkun ERTEPINAR Şiirleri
Çocuklar
I
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.
Bir nazlı kuşa benzer
Çocuk dediğin.
Ev ister ekmek ister,
Öpülmek okşanmak ister.
Ağacım şu dünyanın üstünde
Bir sürü şehir vardır.
Taşlanmış kuşlar gibi tedirgin
Dolaşan çocuklardır.
Masmavi dumanlar tüter
Onların gözlerinde,
Kara çalılara benzeyen bacakları
Toz toprak içinde.
Babası öldü gitti çoğunun
Ya da çarmıhlara gerer kendini,
Çoğunun anası mendil bile bulamaz
Saçlarıyla siler terini.
Ağacım senin kaderin
Bütün çocukların kaderi.
Neler etmedi yirminci yüzyıl
Sabi sübyan demedi.
II
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.
Öyle bir fırla ki sokaklara
Gölgen yetişemesin,
Duvar diplerinde seril uyu
Gövden güneşlensin.
Dur bahçelerin önünde geceleri
Çiçekleri kokla.
Rüzgarı çek çiğerlerine
İşlesin körük ibi.
Aydınlık pencereler nasıl yanarsa
Öyle ışıl ışıl yansın gözlerin,
Rüzgar gibi yelken gibi ol
Kenti inletsin türkülerin.
Bak dünyamız da güzel ayışığı da
Geceler de gündüzler de güzel,
Gel hep birlikte büyüyelim
Ağacım gel.
Benim küçük eşkiyam, yavru ceylan!
Bu zayıf kolların, bacakların,
Gün geçtikçe büyür, kuvvetlenir,
Dalları gibi ağaçların.
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ Şiirleri
Özgürlük
Eğer kuvvetim yetse benim
Rıhtıma koşarım yalnayak.
Halatlarını bütün gemilerin
Bıçağımla keserim.
Gemiler açılır salınarak,
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak,
Azat olun gemilerim, azat olun gemilerim!
Eğer kuvvetim yetse benim
Kentin bütün çocuklarını alırım evlerinden
Hepsine kiraz çiçeklerinden
Bir çift kanat takarım.
Çocuklar havalanır uçarak
Ben de artlarından bakarak
Gülerim,
Bütün kuvvetimle bağırarak
Azat olun bebeklerim, azat olun bebeklerim!
Sonra da kendi kendime
Artık işin kalmadı derim,
Çeker arabamı giderim.
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ
Cahit KÜLEBİ Şiirleri